Bu yazıda, hava akımının insan üzerindeki etkileri ve bu etkilerin akupunkturla tedavi edilip edilemeyeceği tartışılacaktır. Anahtar kelimeler: Hava akımı, Hava Akımı Sendromu, Akupunktur.

SUMMARY
In this article the effects of the draught will be discussed, and we will also discuss whether acupuncture can treat this effect . Key words: Draught, Draught Syndrome, Acupuncture.


GİRİŞ
Hava durumunun etkileri dünyanın her tarafında nem, kuruluk, soğuk, sıcak, yel (rüzgar) şeklinde binlerce yıldan beri bilinmektedir. Bu etkiler pek çok araştırmacı tarafından incelenmiş olmasına rağmen, çıkla (salt) hava akımının insan sağlığı üzerindeki etkileri henüz etraflı bir şekilde araştırılmış değil. Oysa hava akımı insan sağlığını çok ciddi bir şekilde etkilemektedir. İşte bu yüzden, hava akımının etkilerini burada incelemeye ve bu etkilerin akupunkturla giderilip giderilemeyeceğini incelemeye karar verdim.

HAVANIN İNSAN ÜZERİNE ETKİLERİ

Havanın soğuk, sıcak, kuru, nemli, rüzgarlı, bulutlu, sisli, puslu veya açık olmasının, insan sağlığı üzerinde olumlu veya olumsuz yönde etkileri bulunmaktadır. Mesela, aşırı sıcak ve nemli havada dışarıda uzun süre kalmak insanda güneş çarpmasına sebep olurken, ılık ve güneşli bir ilkbahar sabahının insanda rahatlamaya sebep olduğu bilinen bir gerçektir. Bazı insanlar hava değişikliklerine karşı çok duyarlıdırlar. Hava şartlarına karşı duyarlılık konusunda verilen rakamlar ülkeden ülkeye değişim gösterebilmekle birlikte, her üç kişiden birinin hassas olduğunu söylemek mümkündür. Kadınlar erkeklere göre, yaşlılar gençlere göre daha fazla duyarlılık gösteriyorlar.

Hava şartlarına karşı çok duyarlı olan kişilerde aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilmektedir:
- İrritabilite
- Agrressivite
- Anksiyete
- Depresyon
- Yorgunluk
- Bitkinlik
- Koordinayon bozukluğu
- Uyku bozuklukları
- Baş ağrısı ve yarım baş ağrısı
- Kalb ve dolaşım bozuklukları
- Bulantı
- Baş dönmesi
- Yara izlerinde ağrı veya fantom ağrıları
- Romatizmal ağrılar.

Bu belirtilerden hangisinin ortaya çıkacağı, kişinin duyarlılığına ve havadaki değişikliğin durumuna göre farklılık göstermektedir. Havadaki değişikliklerden bir tanesi var ki, asıl bizi ilgilendiren bu değişimdir.

HAVA AKIMI NEDİR?

Hava akımını iki misalle açıklamaya çalışalım. Kapı ve pencereleri karşılıklı açtığımızda, rüzgar şeklindeki değişiklik hava akımıdır. Ya da bir sokağın bir başından öbür başına oluşan rüzgar da hava akımıdır. Hava akımı, iki tarafı açık olan bir mekanda havanın karşılıklı olarak yer değiştirmesi, ya da bir yerden girip, diğer yerden çıkmasını ifade etmektedir.

Hava akımı, hava değişiklikleri içinde insan üzerinde en etkili olanıdır. İnsan üzerinde meydana getirdiği belirtiler o kadar belirgindir ki, o yüzden bu belirtiler toplamını bir sendrom olarak adlandırmak istiyoruz. Bu sendromun adına Hava Akımı Sendromu (HAS) demeyi uygun gördük.

HAVA AKIMI SENDROMU (HAS) NEDİR?

HAS, herhangi bir hava akımının, insan üzerinde yapmış olduğu olumsuz etkilerin tümüne birden verdiğimiz addır. Hava akımı ister soğuk, ister sıcak havada oluşsun, duyarlı insanlar üzerinde benzer etkileri meydana getirmektedir. Ancak hava akımının olduğu anda ayrıca ısı düşükse, yani hava soğuksa, HAS?a yakalanma daha çabuk olabilmektedir. HAS ayrıca üstü açık uyuyan kimselerde de daha çabuk oluşmaktadır. Üstü açık uyuyan kişinin üzerinde dolaşan küçücük bir hava akımı bile, adeta fırtına etkisi oluşturmaktadır. HAS?ın belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

- Aşırı sinirlilik
- Hırçınlık (İrritabilte)
- Huzursuzluk
- Saldırganlık (Agressivite)
- Öfke
- Surat asma
- En ufak bir şeye bile aniden büyük tepki gösterme
- Yüz renginde hafif siyanoz
- Çatacak yer arama duygusu (Gözlerin yuvalarında fıldır fıldır dönmesiyle belirgin)
- Kaslarda gerginlik
- Boyun ve bel tutulması
- Baş dönmesi
- Nefesin kötü bir şekilde kokması
- Üşüme ve ürperme hissi.

HAS?ın bu belirtileri, kişinin duyarlılık durumuna, banyodan yeni çıkmış olmasına, terli olup olmamasına, uykusunu tam alıp almamasına, aç veya tokluğuna, idrar kesesinin dolu olup olmamasına, maddi sıkıntısının olup olmamasına, o anda terli olup olmamasına bağlı olarak değişiklikler gösterir. HAS belirtilerinden olan aşırı sinirlilik, agressivite ve öfke bazen o kadar fazla olmaktadır ki, bu yüzden karı-koca birbirinden boşanmakta, insanlar birbirini öldürmekte, çocuk ana babasına karşı gelmekte sakınca görmemektedir. O durumdayken adeta insanın aklı başından gitmektedir. HAS belirtileri ani olarak ortaya çıkmakta ve tedavi edilmediği takdirde belirtiler kendiliğinden zor geçmektedir.

TEDAVİ

HAS ın tedavisinde önemli olan belirtilerin yok edilmesidir. Bunun için tedavinin birinci safhasını, hastanın hava akımının olduğu yerden bir an önce uzaklaştırılması oluşturmalı, daha sonra belirtilere yönelik tedavi uygulanmalıdır. Çok aşırı sinirlilik ve saldırganlık halinde hastanın trankilizan enjeksiyonu ile sakinleştirilmesi gerekebilir. Hasta henüz bu duruma gelmemişse, sakinleşme sağlanabilmesi için ısıtma tedavisi uygulanabilir. Bu arada konuşmakla da sakinleştirme denenebilir. Isıtmada hastanın özellikle sıcak tutacak bir kumaş veya battaniye ile örtülmesi fayda verir. Olmadığı takdirde, eğer hasta ikna edilebilirse yatırılarak üstü örtülmeli, o da kar etmezse ılık suyla duş alması sağlanmalıdır.

Yukarıdaki tedbirlerin yanında akupunktur veya akuenerji ile hastaya yardım etmemiz de mümkündür. Burada yapılması gereken ilk tedavi, hastanın toprak hattına bağlanmasıdır. Böylece hastadaki salınım giderilmiş olacaktır. Altüst olma durumu, sağ-sol dengesinin sağlam olup olmadığı ve diğer muayeneler yapılmalıdır.

Bundan sonra da ilgili akupunktur noktalarının iğnelenmesiyle akupunktur tedavisine geçilir.

KORUNMA

Korunmada kişinin kendi yapacağı uygulamalar vardır; bunlar şunlar olabilir:

- Üstü açık uyumamak
- Uykuyu tam almak
- Aç karna dolaşmamak
- İdrar kesesini zamanı geldiğinde bekletmeden boşaltmak
- Evdeyken kapıyı pencereyi karşılıklı açmamak, evi havalandırırken tek taraflı pencere açmak
- Sabah kalkıldığında yatak ısısının üstünde ısı sağlayacak şekilde giyinmek
- Yataktan kalkar kalkmaz odayı havalandırmamak
- Hipoglisemiye bağlı hırçınlık ve sinirliliği önlemek için, sabah kalktıktan hemen sonra, kahvaltıya hazırlık olarak, az da olsa bir şeyler yemek
- Pencereleri karşılıklı açmak gerektiğinde, pencere veya kapısı açık olmayan bir yerde diğer tarafların havalanmasını beklemek


Bu ve buna benzer diğer önlemleri alan kişi hava akımından korunmuş olacaktır. Bunun dışında, hava akımına karşı duyarlı olan kişiye, akupunktur doktoru da koruyucu hekimlik yönünden bir miktar yardımcı olabilir. Burada doktor, yukarıda belirttiğimiz noktaları bir kaç defa tedavi ederek korumayı sağlayabilir.

Hava akımına karşı duyarlı bir kişiye ayrıca masaj da tavsiye edilebilir. Bu masaj nokta masajı (akupressür) şeklinde değil genel olarak yaptırılmalıdır. Avuç içleri ve el üstleriyle ulaşabildiği her yeri sıvazlamalıdır. Özellikle ensede boyun vertebralarının olduğu bölge (İK-10 ile SK-20?nin olduğu yer başta olmak üzere) avuç içiyle bir miktar ısıtılabilir. Bunun dışında YD-12 ve 13?ün olduğu yerler avuç ortasına gelecek ve parmaklar açık olacak şekilde, İK-11-12; İB-15; SK-21; 3I-15?nin üzerleri de dahil olmak üzere, sıvazlanmalıdır. Ayrıca bel ve sırt bölgeleri de sıvazlanmaya çalışılmalıdır. Bu arada insanlar karşılaştıkları kişilerin sırtını hafifçe sıvazlama fırsatını bulmaya çalışmalıdır. Tokalaşma anında yapılabilecek bu sıvazlama, HAS?a yakalanmış olma ihtimali olan karşı kişinin o anda rahatlamasına yol açacaktır.

TARTIŞMA

Acaba HAS oluşmasındaki sebep nedir? Ne gibi patolojik değişimler olmaktadır?

Organizma, hava değişikliklerine karşı bir anten gibi davranmaktadır. Fakat alınan hava değişikliği uyarılarının nasıl etki ettiği henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu konuda değişik araştırmalar yapılmaktadır. Günümüzde hava basıncı, ısı, rüzgar, nem, bulut ve yağmur gibi değişikliklerin insan sağlığı üzerinde etkili olmasında havadaki iyonların elektrik yükleri, atmosfer basıncının ani değişiklikleri ve elektromanyetik ışınlar sorumlu tutulmaktadır.

Hava akımı insanda statik elektriklenmeye sebep olmaktadır. Elektriklenme acaba nasıl oluşmaktadır? Bizce bu sorunun cevabı, hava akımının kendisinde ve insan vücudundaki reseptörlerde yatmaktadır. Bu teoriye göre, hava akımı sırasında oluşan negatif elektrik yükü reseptörlerce algılanmakta ve reseptör potansiyeli oluşmaktadır. Bu potansiyel, bağlı olduğu sinir lifinde aksiyon potansiyeli oluşturacak eşiğin üstüne çıkınca, durumdan üst merkezler haberdar olacaklardır. HAS a yakalanmış bir kişinin, kendisinde elektriklenme hissetmesinin sebebi bu olsa gerektir. Bunu kişi de, doktor da hissedebilir. Burada şu deneyi yaparak elektriklenmenin etkisini görmek mümkündür:

Hava akımıyla karşılaşmış bir kişinin boynuna ve C-7 çevresine el ayası ve parmaklar yardımıyla masaj yapılırsa, kişinin tüyleri diken diken olmaktadır. Bu belirtiye kısaca ?Tüylerde Dikleşme? (Piloereksiyon) belirtisi diyebiliriz. ?Tüylerde Dikleşme?, hava akımıyla soğuyan vücudu ısıtma mekanizması olup, hipotalamustaki sempatik merkezlerin uyarılması sonucu oluşmaktadır. Bunun sebebi başka bir ısıtma mekanizması olan bütün vücutta deri vazokonstriksyonudur. Vazokonstriksiyon, posteriör hipotalamustaki sempatik merkezlerin uyarılmasıyla meydana çıkmaktadır. İşte bu sempatik uyarılma tüylerde dikleşmeye sebep olmaktadır. Dikleşen tüyler yalıtkan bir tabaka oluşturarak ısı kaybını önlemede yardımcı olurlar.

?Tüylerde Dikleşme? belirtisi , kişinin hava akımıyla karşı karşıya olduğunun belirtisidir demiştik. Bir kişide ?Tüylerde Dikleşme? belirtisi varsa, onunla konuşurken artık dikkatli olmak gerekmektedir. Çünkü bu kişi, en küçük bir olayda patlayacak, bağırıp çağırmaya başlayacaktır.

Kişideki saldırganlık ve aşırı sinirlenmenin sebebi, belki de posteriör hipotalamustaki sempatik merkezlerin uyarılmasıdır. Derideki hafif siyanozun sebebi de, aynı merkezlerin uyarılması sonucu ortaya çıkan vazokonstrikiyon olsa gerektir. Negatif elektriklenme derideki reseptörler aracılığıyla üst merkezlere iletildiğinde, fiziki bir gerilim meydana gelmektedir. Burada sibernetikteki pozitif geri tepmeyi hatırlamamız gerecektir. Negatif geri tepme bağlantısıyla organizma kendi kendini düzene soktuğu halde, pozitif geri tepmede bozucu sinyal sürekli aynı yönde etki etmekte, denge sağlanamamakta ve bunun sonucunda bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır. HAS?ta, hava akımının meydana getirdiği negatif elektriklenmenin, sürekli aynı yönde etki etmesi sonucu oluşan kısır döngüyü, organizmanın yeniden düzene sokması artık imkansız hale gelmektedir. Çünkü negatif geri tepme bağlantısı işlemez olmuştur. Bu sebepten dolayı, HAS olarak ortaya çıkan kısır döngünün kırılması için, mutlaka dışardan bir müdahale gerekmektedir.

Bu arada hava akımının titreşimleri kişide salınım sebebi de olmaktadır. Hava akımında kalmış bir insanın aşırı sinirli olmasının, saldırgan hale gelmesinin bir sebebi de salınım olsa gerektir. Hava akımıyla zayıflayan organizmada, elektromanyetik dalgaların reseptörler aracılığıyla alınarak üst merkezlere iletilmesi ve sürekli aynı yönde etki eden bu dalgaların kısır döngü meydana getirmesi de, HAS?ın oluşumunda rol oynayabilir.

HAS?a yakalanmış kişinin, yıkanmasıyla rahatlamasının sebebi, vücutta biriken fazladan negatif elektrik yükünün yıkanma sırasında nötürleşmesi olabilir. Tedavide akupunktur noktalarının masaj, iğne, akuenerji, lazer vb araçlarla uyarılması sırasında, organizmadaki elektrik dengesinin yeniden düzenlenmesi hedeflenmektedir. Burada bulunan noktalar hastanın sakinleşmesini sağlayacak noktalardır.

SONUÇ

Hava akımına maruz kalan kişi bir an önce bu akımdan kurtulmadığı takdirde, belirli bir sürenin sonunda değişik belirtilerden oluşan bir sendroma yakalanabilir ki, biz bu sendroma Hava Akımı Sendromu (HAS) adını vermekteyiz.

HAS? yakalanan hastanın tedavisinde, alınacak diğer önlemlerle birlikte akupunktur veya akuenerjiden faydalanmak mümkün olabilmektedir. Sonuç olarak, hava akımının insan sağlığı üzerindeki etkileri derinlemesine araştırılması gereken bir konudur.

KAYNAKLAR

1. Guyton, AC (Çevirenler:Gökhan, N; Çavuşoğlı, H): Tıbbi Fizyoloji. Türkçe 2. Baskı, 2. cilt, Merk yayıncılık, İstanbul, 1988.1.

2. Schmidt, H: Akupunkturtherapie. 2. Baskı, Hippokrates Verlag, Stuttgart, 1981.

3. Stux, G; Stiller, N; Pothmann, R; Jayasuriya, A: Lehrbuch der klinischen Akupunktur. Springer-Verlag Berlin, Heidelberg, Newyork, 1981.

4. Zeitler, H: Meridiane, ihre Punkte und Indikationen. Friedr. Vieweg und Sohn, Braunschweig, Wiesbaden, 1983.

5. http://www.quarks.de/wetter/wetter.pdf

6. http://www.schmerzklinik.de/Wetter.pdf

7. http://www.fitnesspastfifty.com/article1035_2.html

8.http://www.ncbi.nlm.nih.gov/entrez/query.fcgi?cmd=Retrieve&db=PubMed&dopt=Abstract&list_uids=1608646

9. http://www.tekom.com.tr/partoner.html

Baki DÖKME(*)

(*) Rumeli Cad. Efe Sk. 18/2 Osmanbey-İstanbul, Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı, İstanbul Akupunktur Derneği Sekreteri.


Diğer Yazılarımız
Karanfilçiçeği Faydaları
Ultrasonla bebeklerini gören annelerin düşük oranı azalıyor
Doğum sonrası güzelleşmek için...
Çocuklardaki çarpıntıya dikkat
Katranköpüğü,Kavakağacı faydaları
Tekrarlayan astım atakları akciğerlere zarar verir
Sarı kantaron henüz körlüğe çare değil!
Kaktüs radyasyondan korumuyor
İşitme kaybının sebebi bulundu
'Tavşan ateşi' hastalığına dikkat