Japonya’dan yükselen ve dünyayı tehdit eden radyasyon korkusu, korunma yöntemleriyle ilgili spekülasyonları da beraberinde getirdi, mesela tuz ve balın radyasyondan koruduğu söylendi. Bu söylentilerin bilimsel bir dayanağı var mı ve radyasyondan korunmak için ne yapılabilir?

Dünyanın gözü kulağı, Fukuşima nükleer santraline çevrildi. Japonya, santraldeki olası felaketi önlemek için adeta zamanla yarışıyor ve bunun için de diğer ülkelerden yardım istiyor. Yetkililer, reaktördeki su eksikliği nedeniyle durumun çok ciddi olduğunu, yakıt çubuklarının daha fazla ısınması durumunda radyasyonun yayılacağını söylüyor.

 

Tüm dünyayı etkileyen bu tedirgin bekleyiş, radyasyondan nasıl korunulacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Korunma yöntemleriyle ilgili yaygın söylentilerden biri de tuz ve bal tüketimi ile ilgili.

Ancak İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Uzmanı Dr. Yavuz Dizdar, tuz ve balın radyasyondan koruma gibi bir etkisi olmadığını söyledi. Dr. Dizdar, ‘’Tiroit doysun ve aktif maddeyi bünyesine katmasın diye, potasyum iyodür kullanılıyor ama tuz ve balın böyle bir etkisi yok’’ dedi.

İnsan vücudu radyasyona maruz kaldığında kısa sürede gelişen şikâyetlerin başında ishal geliyor. Tuz ve balın, ishalin yol açtığı tabloyu düzeltmede etkili olduğunu ve ancak bu amaçla kullanılabileceğini vurgulayan Dr. Dizdar, “İshal vücuttan tuz kaybına neden olur. Bu durumda kaybedilen tuzun yerine konması için tabii ki dışarıdan tuz almak gerekir. Aynı şey bal için de geçerlidir. Yani radyasyonun insan vücudunda yaptığı ishal gibi şikâyetlerin sonucunda bozulan sıvı elektrolit dengesini sağlamak için tuz kullanılır. Ama radyasyondan korunmak adına tuz veya bal kullanmanın bilimsel hiçbir dayanağı yoktur” dedi.

SODYUM KLORÜR DEĞİL, POTASYUM İYODÜR
Radyoaktif iyodun, radyasyon soluyan insanın akciğerlerinden kana karışıyor, sonra da gidip gırtlağın önündeki tiroit bezinin içinde birikiyor. Bu bilgiyi hatırlatan Dr. Dizdar, radyasyondan korunmada önemli olan şeyin iyot değil, potasyum olduğunu söyledi. Dr. Dizdar, “Yemek tuzu olan sodyum klorür değil, potasyum iyodür, radyoaktif maddeleri tutarak vücuda girmesini engeller. Ancak potasyum iyodür ilaç formatında olan bir maddedir. Solüsyon veya hap olarak kullanılabilir ama bunu herkes kendi kafasına göre kullanamaz. Bunun için konunun uzmanları tarafından önerilmesi ve reçete edilmesi gerekir” diye konuştu.

RÖNTGEN ÇALIŞANLARI NEDEN YOĞURT YER?
Hastanelerde görev yapan radyolog veya röntgen teknisyenleri her gün en az yarım kilo yoğurt yiyor. Uzun zamandan beri pratikte olan bu uygulamayı Dr. Dizdar’a hatırlattık. Dizdar, uygulamayı, “Yoğurt, radyasyonla vücuttan atılan maddeleri yerine koymak için kullanılır. Bir de sülfidril denilen aktif grupları tutar. Bu uygulama eskiden beri vardır. Kanunlarda bile yer alır ama bunlar eski bilgilerdir ve bilimsel anlamda da tartışmalı konulardır. Günümüzde de hala bazı hastanelerde radyoloji bölümü için her gün yoğurt servisi yapılır ama dediğim gibi bu konu tartışmalıdır” şeklinde yorumladı.

KORUNMAK İÇİN YAPILACAKLAR ÇOK KISITLI
Tuz, bal ve yoğurdu radyasyonla bu şekilde ilişkilendiren Uzman Dr. Yavuz Dizdar, radyasyondan korunmak için alınacak tedbirleri ise bir cümle ile şöyle özetledi:

“Sadece serpintiden uzak duracaksınız, bulunduğunuz mekânın kapı ve penceresinde izolasyon yaptıracaksınız, dışarıda bulaş olursa de hemen temiz su ile yıkanacaksınız. Bunların dışında doğrudan yapılacak herhangi bir şey yok.”

 


Diğer Yazılarımız
Sağlıklı beslenmenin ipuçları
Fıtıkta ameliyat en son çare
Çocuklar için zararlı yiyecekler
Kablosuz ağ sperm kalitesini düşürüyor mu?
Duvar sarmaşığının faydaları
Grip olan çocuğa aspirin vermeyin
Amberbaris faydaları
Amberbaris,Anason faydaları
Karanfilkökünün Faydaları
Badem Fındık Antep fıstığı ve Beyaz leblebinin faydaları